Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, NATO’nun deneyimlerinin değerine ve gelecekte karşılaşılacak zorluklara vurgu yaptı. Kılıç, “NATO, hataları ve eksikliklerine rağmen farklı ülkelerin ve fikirlerin bir araya geldiği bir platformdur. Eleştirilerimizi dile getirirken dikkatli olmalıyız. NATO ile elde ettiğimiz deneyimler ve kazanımlar bizim için önemli. Görüş ayrılıklarımız olsa bile, aramızda bir iletişim var. Bunu gelecek nesillere taşımamız ve kaybetmememiz gerekir.” ifadelerini kullandı.
Kılıç, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ve SETA’nın düzenlediği “NATO’nun Ankara Zamanı: Dayanıklı Bir İttifak İçin Stratejik Konumlanma” konferansında konuştu. “NATO ve Değişen Güvenlik Ortamı” oturumunda, 2. Dünya Savaşı’nın dünya üzerindeki etkilerine dikkat çeken Kılıç, bu savaşta kullanılan atom bombasının insanlık için büyük bir tehdit oluşturduğunu belirtti. Bu olayların günümüz dünya düzeninin şekillenmesinde önemli rol oynadığını ifade etti ve NATO’nun kuruluş amacını ve tarihini ele aldı.
NATO’nun insan eliyle kurulan bir organizasyon olduğunu vurgulayan Kılıç, bu kurumun sürekli olarak gelişmesi ve değişime uyum sağlaması gerektiğini dile getirdi. NATO’nun siyasi değerler temelinde oluşturulmuş bir savunma ittifakı olduğunu belirten Kılıç, gelecekteki belirsizliklere hazırlıklı olunması gerektiğini ve askeri sorunların siyasi meselelerle iç içe geçtiğine dikkat çekti.
Sovyetler Birliği’nin çöküşü sonrası, NATO’nun “her şey yoluna girecek” anlayışının zamanla beklenilen sonuçları doğurmadığını söyleyen Kılıç, günümüzde yeni zorluklarla karşı karşıya olunduğunu vurguladı.
“NATO, Libya’ya yönelik askeri müdahale gibi geçmişteki hatalarını unutmamalıdır” diyen Kılıç, “NATO, farklı ülkelerin savaşa girmeden ortak hareket edebildiği bir platformdur. Eleştirilerimizi yaparken dikkatli olmalıyız. NATO ile kazanılan deneyimleri geleceğe taşımamız gerektiğine inanıyorum.” şeklinde konuştu.
Kılıç, NATO’nun önde gelen Avrupa üyelerinin Türkiye’yi savunma ve caydırıcılık kapasitesini artırma çabalarından dışladığını belirtti. “Türkiye, NATO ülkeleri arasında uyumun sağlanmasına katkı sunuyor. Bu süreci bölgesel ayrım yapmadan yürütüyor. Ancak Avrupa’da yeni bir güvenlik mimarisiyle karşı karşıyayız. Avrupa, savunma kapasitesini artırmıyor. Türkiye, NATO’nun güney kanadı olduğu gibi AB’nin de güney kanadıdır. Biz AB üyesi değiliz ama bir tür ortağız ve bu duruma çok yakınız. Avrupa’nın güvenliği açısından kritik bir unsuru temsil ediyoruz.” dedi.