Kurban Bayramı tatili için yola çıkan birçok vatandaş, birikimlerini ve kredi imkanlarını kullanarak seyahat ederken büyük bir fiyat şoku ile karşılaştı. Milyonlarca insan, şehirlerarası otoyollarda ve dinlenme tesislerinde, akaryakıt ve gıda ürünleri konusunda astronomik fiyatlarla karşılaştı. Akaryakıt istasyonlarının marketleri ve yol kenarındaki tesisler, şehir içindeki fiyatların kat be kat üstünde etiketler sundu. Örneğin, şehirde 20-30 lira olan bir pet şişe su, otoyolda 100 liraya satılırken, 30 liralık bir gofretin kasada 120 lira gibi fahiş bir fiyata faturalandırılması sürücüleri isyan ettirdi. Tesislerin, “zorunlu durak” mantığı ile uyguladığı bu yüksek fiyatlar, bayram yolculuğunun en büyük maliyet kalemlerinden biri haline geldi.
TEK BİR MOLA İLE ASGARİ ÜCRET TUTARINDA FİYAT
Türkiye Gazetesi’nden Kaan Zenginli’nin haberine göre, yol üzerindeki tesislerde yemek fiyatları da adeta cep yakıyor. Özellikle yeni açılan otoyol dinlenme tesislerinde ve popüler restoranlarda fiyatlar, İstanbul’un en lüks bölgeleri ile yarışır hale geldi. Otoyolda mola veren bir kişinin, çorba, ana yemek, salata ve içecekten oluşan standart menüsünün maliyeti 1.500 ila 2.000 lira arasında değişiyor. Çorbanın fiyatı 250-300 lira, ana yemeklerin ise 750-900 lira bandında olması, dört kişilik bir aile için tek bir molada 3.000 ila 4.000 lira gibi yüksek bir ücret ödemenin kaçınılmaz hale gelmesine sebep oluyor. Gidiş-dönüş yolculuğunda birkaç molaya ihtiyaç duyan bir ailenin toplam dinlenme tesisi masrafı, neredeyse bir asgari ücret tutarına ulaşabiliyor.
KASADA SÜRPRİZ FİYAT TAKTİĞİ
Akaryakıt istasyonları da son zamanlarda kar marjlarını artırma çabası içinde, market reyonlarıyla ve kahve otomatlarıyla rekabet etmeye başladı. “Premium” veya “Gurme” adları altında sunulan benzinlik içi kafelerde, basit bir filtre kahve ya da latte fiyatları 200 ile 300 lira arasında değişiyor. Yolculuk esnasında uykusunu açmak için kahve almak zorunda kalan sürücüler, kasada adeta şoke oluyor. Üstelik, Fiyat Etiket Yönetmeliği gereği ürünlerin üzerinde net bir etiket bulunması yasal bir zorunluluk iken, birçok tesis bu yükümlülüğe uymayarak fiyatları gizliyor. Vatandaş, ürünü aldıktan sonra ne kadar ödeyeceğini bilemeyerek, sırada beklerken mahcup olmamak adına fahiş fiyatı ödemek zorunda kalıyor.
TÜKETİCİ DERNEKLERİNDEN İKAZ: SERBEST PİYASA DEĞİL
Tüketici dernekleri, bu durumun “serbest piyasa” bağlamında açıklanamayacağına dikkat çekerek Ticaret Bakanlığı’nı otoyol denetimlerini sıkılaştırmaya çağırıyor. Tüketici Konfederasyonu (TÜKONFED) yetkilileri, serbest piyasanın, mecburi hizmet alan tüketiciyi yüksek fiyatlarla sıkıştırmak anlamına gelmediğini vurguladı. Yolculuk yapanların otoyolda başka bir tedarikçiye ulaşma şansı yoksa, bu işletmelerin kamu hizmeti duyarlılığı ile denetlenmesi gerektiği konusunda uyarıda bulunuldu. Yaşanan bu yüksek “otoban tarifesi”, bayram yolculuğu kültüründe zorunlu bir değişimi beraberinde getirdi. Dinlenme tesislerine girmekten çekinen birçok vatandaş, çareyi araçlarının bagajında “seyyar mutfak” kurmakta buldu. Evde hazırlanan börekler, sarmalar ve büyük termoslardaki çaylar, yüksek fiyatlı tesislere karşı en etkili savunma haline geldi.