Amerika Birleşik Devletleri (ABD) hükümeti, zengin yabancı yatırımcıları ülkeye çekmek amacıyla büyük beklentilerle hayata geçirdiği “Altın Kart” (Gold Card) programında beklediği ilgiyi göremedi. Geçen yıl duyurulan ve Eylül’de başkanlık kararnamesiyle yürürlüğe giren bu sistem, yüksek yatırım gereksinimlerine rağmen hukuki belirsizlikler nedeniyle geçerlilik kazanamadı. Washington Post’un haberine göre, en zengin yatırımcılara danışmanlık hizmeti veren uzmanlar, vizenin yasal dayanağındaki büyük boşluklar nedeniyle müvekkillerini bu yatırımı yapmamaları konusunda uyarıyor.
Kongre tarafından onaylanmamış olan bu vize türü, iktidar değişikliklerinde bir gecede iptal edilme riski taşırken, 15 bin dolarlık işlem ücretini ödeyen yatırımcılar, paralarını kaybetme ve bekledikleri oturum haklarını elde edememe gibi kaygılarla karşı karşıya kaldı.
Programın geleceğine dair en dikkat çekici açıklama, Trump ailesine yakınlığıyla tanınan ünlü göçmenlik avukatı Michael Wildes’tan geldi. Melania Trump ve Kushner ailesinin de avukatı olan Wildes, Altın Kart başvurusu için gelen yatırımcıları bizzat geri çevirdiğini duyurdu. Bu durumu “etik dışı” olarak nitelendiren Wildes, müvekkillerinin çıkarlarını korumak zorunda olduğunu vurguladı. Benzer bir şekilde, avukat Rosanna Berardi de yatırımcıların karşılaşacağı ciddi finansal riskler nedeniyle böyle bir projeyi müvekkillerine önermenin profesyonel olarak uygun olmadığını ifade etti.
Bazı yatırımcılar tüm risklere rağmen programa katılmayı denese de, uzmanlar “yanıltıcı reklam” yapıldığı konusunda uyarılarını sürdürüyor. Nijerya ve Pakistan gibi ülkelerden gelen sınırlı sayıda başvuru sahibinin, paralarını kaybetme olasılığını kabul ederek bu yola çıktıkları belirtiliyor. Avukat Mona Shah, sürecin sonunun belirsiz olduğunu ve müvekkillerine mevcut tehlikeleri açıkça ilettiğini vurguladı.
ABD İç Güvenlik Bakanlığı’nın (Department of Homeland Security – DHS) açıkladığı son istatistikler, hükümetin durumu abartarak sunduğunu gösterdi. Ticaret Bakanı Howard Lutnick’in 100 milyar dolar gelir ve 80 bin vize hedefiyle tanıttığı projede, toplam başvuru sayısı sadece 338 ile sınırlı kaldı. İşlem ücretini ödeyen gerçek aday sayısı ise yalnızca 165 olarak kaydedildi. Bakanlık, daha önce açıklanan “1.000 kart düzenlendi” bilgisinin de doğru olmadığını ortaya koyarak fiyaskoyu gözler önüne serdi.
Bakanlıktan yapılan ek açıklamalar, Altın Kart sahiplerinin vize başvurularında öncelik hakkına sahip olmadığını ortaya koydu. EB-1 ve EB-2 gibi yüksek nitelikli çalışanlara tahsis edilen vize kategorilerindeki başvuru sahipleri, Altın Kart için milyonlarca dolar yatıranların önünde yer alacak. Bu durum, hızlı vatandaşlık veya oturum izni bekleyen zengin yatırımcılar için programın cazibesini tamamen kaybettirmiş durumda.