Almanya’da yoksulluk, tarihsel olarak en yüksek seviyeye ulaşarak endişe verici bir duruma geldi. Bağımsız sosyal yardım kuruluşu Eşit Refah Birliği (Der Paritatische Gesamtverband), “Büyüyen Yoksulluk, Daralan Güvenlik” başlıklı kapsamlı bir rapor yayımladı. Raporda, 2024-2025 döneminde yoksulluk oranının 0,6 puan artarak yüzde 16,1’e ulaştığı, bu durumun yaklaşık 13,3 milyon insanın yoksulluk içinde yaşadığı anlamına geldiği vurgulandı.
Federal İstatistik Ofisi’nin (Destatis) şubat ayında açıkladığı veriler doğrultusunda hazırlanan raporda, Avrupa Birliği standartlarına göre “yoksulluk riski altında” kabul edilen bireylerin sayısının daha önce görülmemiş bir seviyeye çıktığı belirtildi. Rapor, “Bu durum, bu kişilerin toplumsal hayata yeterince katılım sağlayacak maddi güce sahip olmadığını göstermektedir. Yoksulluk oranı, 2020’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarak önemli bir rekor kırmıştır.” ifadelerine yer veriyor.
Ayrıca, konut yardımı, çocuk nafakası avansları, gençlik refahı, uyum yardımları, emekli maaşları ve sağlık sigortası gibi alanlarda yapılması planlanan bütçe kesintilerinin, yalnızca çocuk büyüten ebeveynler, yaşlılar, engelliler, mülteciler ve gençler gibi yardıma muhtaç grupları olumsuz etkileyeceği vurgulanıyor.
Yoksulluk oranlarının en fazla arttığı gruplardan biri de yaşlı nüfus oldu. 65 yaş ve üzeri bireylerin yaklaşık yüzde 20’si yoksulluk sınırının altında yaşamaktadır. 75 yaş üstü kadınlarda bu oran yüzde 21,3’e kadar yükselmektedir. Yalnız yaşayan bireyler ve tek ebeveynli haneler de yoksulluk riskinin en yüksek olduğu gruplar arasında yer almaktadır; bu oran sırasıyla yüzde 30,3 ve yüzde 28,9’dur.
Yoksulluk rakamlarının arkasında yatan gerçeklerin günlük yaşamda somut kısıtlamalar olduğunu belirten rapor, milyonlarca insanın beklenmedik masrafları karşılayamadığını, ısınma gibi hayati ihtiyaçlardan tasarruf etmek zorunda kaldığını ya da sosyal hayattan uzaklaştığını ifade etmektedir. Ülkede 4,6 milyon insan ciddi maddi yoksunluk içinde yaşamaktadır ve sosyal uçurum, sadece gelir seviyesinde değil, yaşam koşullarında da derinleşmiştir.
Eyaletler arasındaki refah farkları da kayda değer bir şekilde artmaktadır. Örneğin, yoksulluk oranı Bavyera’da yüzde 12,6 iken, Saksonya-Anhalt’ta bu oran yüzde 21,3’e, Bremen’de ise yüzde 27,5’e ulaşmaktadır. Yoksulluk riski, medyan gelirin yüzde 60’ından daha az kazanan bireyler için geçerlidir; bu eşik, tek yaşayanlar için net 1446 avro, iki yetişkin ve 14 yaş altı iki çocuktan oluşan haneler için ise 3036 avro olarak belirlenmiştir.
Eşit Refah Birliği Genel Müdürü Dr. Joachim Rock, toplumsal bağların giderek zayıfladığına dikkat çekerek, “Sosyal olarak birbirinden uzaklaşan bir toplumla karşı karşıyayız. İnsanlar bu durumu günlük hayatlarında hissediyor. Mevcut ekonomik koşullarda sosyal yardımlarda yeni kısıtlamalar getirmek, insanlarda korku ve güvensizliği artırmaktan başka bir işe yaramaz. Bu durum, yalnızca popülistlerin ve aşırılık yanlılarının işine yarar.” değerlendirmesinde bulundu.
Rock, uzun bir çalışma hayatının ardından yaşlılar ve çocuklu hanelerin bu denli etkilenmesinin refah devletindeki eksiklikleri gözler önüne serdiğini belirterek, “Kriz dönemlerinde sosyal yardımları daha da kısmak, krizlerle mücadele etmemizi sağlamaz, aksine onları derinleştirir. Federal hükümet bu kemer sıkma politikalarını durdurmalı ve yoksullukla sadece yüzeysel bir şekilde değil, derinlemesine mücadele eden politikalar geliştirmelidir.” şeklinde uyarıda bulundu.
